Nereye giderseniz gidin uçtuğunuz onca yola değecek. İster 200 küsür Tanrı’nın birinin tapınağına ister okyanusun yanında uzuuun kumsalların oluşturduğu sahillere; hepsi ayrı güzel gelecek! Hem cebinize de zarar vermeyip, sizi çifte mutlu edecek. Bali ucuz, bizim ülke standartlarımız onlara göre biraz lüks kalabiliyor bu sebeple hangi şekilde gezgin olursanız olun bütçenize uygun harika yerler bulacağınız kesin!
Gezinirken harika bir fiyat yakalayıp, acaba gitsem mi dediniz… Ama sonra karar veremeyip, sonra bakarım diye ertelediniz! Hadi aliym izin işi hallolur dediniz ama o da ne, fiyatlar artmış!
İlk işimiz feribotumuzdan merdiven yardımıyla kumsala inmek, yok öyle iskele falan. Yani var da kullanacak halleri yok. Peki çantalar, valizler? Onları bizde sırayla karpuzu yükler gibi kasaya, elden ele çıkarıyorlar botun içinden kumsaldaki adamlarına kadar. Valizini havada kapman iyi olur kumlara bulanmaması için, ama Allah var kibarlar, bizimkiler gibi hop diye atmıyorlar, kuma bile kibarca bırakıyorlar. Adamlar Müslüman ama yaşayanından, adanın diğer %90ı gibi, Bali değil, Bali Hindu.
Kısıtlı bilgiyle gidip, sonsuz bilgiyle döndüm ; hemen başlıyorum. Elbette önce Bali Adası’na gittik ama bizim için balayının asıl kısmı burasıydı, Gili Adaları’ndan Gili Trawangan! Gili Adaları 3 kişi, Air – Meno – Trawangan. En büyüğü Trawangan, Meno balayı adası olarak ün salsa da hepsi güzel, bota atladın mı birbirine 5 ya da 10 dakika o yüzden hangisinde kalsanız dert değil ama Trawangan’da seçenek çok. Küçük bi coğrafya dersi tadında başlamamız gerek, nerede bu adalar? Zaten Endonezya gibi bizim ülkemize göre dünyanın öteki ucuna kadar gitmişken, yıllık izin zamanı gidiyorsak bir de plansız sağa sola uğramak mümkün olmayacakken yer yurt bilmek önemli, ya kaybolursak? Şaka şaka, kaybolmak güzel ama oralarda olmasa daha iyi.
