Bu sefer açık ve yalın bir yazı yazmak için geçtim klavyemin başına. Bloğumda bugüne dek en çok aranıp gelinen ve tıklanan başlıklardan birisiEndonezyakategorisi olduğundan ve bende aslında az biraz isteyen ve planlayan herkesin Bali’de balayı yapabileceğini düşündüğümden böyle bir yazı yazmaya karar verdim.
Sırt çantalı gezginlerden süper gezginlere balayı çiftlerinden çılgın sörfçülere her türlü turisti görebileceğiniz Bali sadece Endonezya’nın değil, Güneydoğu Asya’nın da en tercih edilen noktalarından biri. Endonezyanın %90’lık Müslüman nüfusunun aksine Bali’de çoğunluk Hindu. Bu çok Tanrılı dine hakim olmamakla birlikte Hindistandakinden az biraz farklı olduğunu öğrendim; evlerde, restoranlarda ve otellerin bahçelerinde güne “Tanrılarına” ikramlarda bulundukları sunakların yanında başlıyorlar. Genelde tatlı bir şeyler sunup, tütsüleri yakarak; gün ne kadar erken olursa olsun büyük bir sakinlik ve gülümsemeyle güne başlıyorlar Balili insanlar.
Kanalların, çikolatanın ve dantelin şehrine hoşgeldiniz! Tabii bir de Belçika birası.
Cuma günüyle birleştirilen haftasonu kaçamağı Brüksel biletlerini aldıktan sonra neler yapsak nereleri gezsek diye düşünmeye başladık. 48 saatimiz vardı ve acaba Brüksel’den başka bir şehre geçmek ne kadar mantıklıydı? diye sorduk kendimize ve Brugge’a gitmemek kendimize yapacağımız büyük bir kötülük olurdu.
