Amsterdam başlı başına güzel ve öyle bir kaç günde gezmekle bitmeyecek bir şehirken, yakınında bulunan masalsı kasabaları da insan görmek istiyor. 3 günlüğüne bile gitseniz 1 günü bu kasabalardan seçim yaparak geçirebilirsiniz, yani en azından biz öyle yaptık.
Trenden inip yürümeye başladığınızda 5 dakika sonra girişinde bulunan kakao fabrikası nedeniyle burnunuza buram buram çikolata kokularının geleceği, Hollanda’nın ilk yerleşim yerlerinden biri olan masalsı kasaba Zaanse Schans. Tabii asıl ünü Hollanda’nın meşhur yel değirmenleri olsa da bu kokuyu duyarsanız aklınızın bir yerinde yer edeceğine eminim.
Volkan, Instagram’dan profilini sevdiğim ama yüz yüze tanışmadığım tabii biraz da olsa sosyal medya üstünden sohbetimin olduğu insanlardan biri. 5’te 5’e başlayınca takip ettiğim kişilere başka bir gözle bakmaya başladığım için Volkan’a denk gelince profilini girip baştan inceledim ve çoğumuzun belki önünden geçip görmediği ama çoğunlukla yerini bile bilmediğimiz harika İstanbul fotoğrafları olduğu için onu zevkle takip ettiğimi hatırladım ve burada başkaları için de eminim hafta sonu planı yaptıracak güzel önerileri var.
Amsterdam kesinlikle turistik anlamda çok rahat ve gelişmiş bir şehir, çok seçenekli ve çoğunlukla kolay ulaşılabilir çözümler sunuyor. Rahat bir ayakkabıyla yürüyerek şehrin çoğu kısmını gezmeniz mümkün. Tabii bazı zamanlarda toplu taşıma kullanmak gibisi de yok. Tren, otobüs, tramvay, metro, feribot gibi seçenekleriniz olduğundan bunlarla birlikte kullanabileceğiniz türlü türlü kartlar da mevcut.
