Dünyayı döne döne gezme isteğindeyken, benim için bir diğer olmazsa olmaz fotoğraf çekmek. Üniversiteye başladığımda şu geri ödemeli devlet bursuyla kendime ilk dijital makinemi almıştım, nasıl büyük mutluluktu anlatamam. Henüz telefon kameraları bu kadar gelişmemiş ve alım gücü herkes için normalleşmemişken 12 megapikselli bir dijital fotoğraf makinesi ile kendi kendime anıları kaydetmeye başladım. Zaman ilerledikçe, yeni cihazları tanıdıkça ve teknolojiye bütçem doğrultusunda zaafım oldukça da geliştirmek ilerletmek istedim her daim.
Bazı insanlar seyahate çıktıkları zaman hediyelik eşya toplamayı tercih eder, bazıları ise güzel fotoğrafları biriktirmeyi! Ben daha çok fotoğraf kısmında olanlardanım; çekmeyi de çekilmeyi de seviyorum. Seyahat fotoğrafçılığı, geriye baktığınızda yıllarca keyif alabileceğiniz bir yolculuğun anılarını donduran zaman makinesi gibi. Her seyahatten size kalanlar en çok da o fotoğraflarla unutulmaz bir hal alıyor. Anı yaşayın ama fotoğraf çekmeyi unutmayın!
*2019 Şubat ayında güncellendi. Çünkü yine bir hafta sonu lezzet turu için Adana’ya gittik ve bir çok yeni yerde yemek yedik. Denediklerimizi de eklediğim bu yazı 2 Adana seyahatinin sonucu olmuş oluyor. 2019 seyahati için biletlerimizi ise Pegasus Havayolları’ndan 140 liraya almıştık.
